İlişkilerde Aldatma Çift Terapisinde Aldatma

Eki18

aldatmaHer ilişki, başladığı günden itibaren birbirine bağlanan iki kişinin oluşturduğu bir çember ile korunur. İlişki güçlü bir ilişki ise, hayatta zorluklar yaşansa da, onları sarmalayan çeper sağlam kalacaktır. Bu çember sayesinde hem bir bütün olur, hem de diğerlerinden ayrışırlar. Bu çember sayesinde güvenliklerini oluşturur, yaşamdan birlikte doyum alıyor olurlar. Dolayısıyla aldatma ilişkilere büyük zarar verir. Önce birkaç araştırma sonucuna, ardından da aldatmanın ilişkide yarattığı etkiye bakalım.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Film: Şüphe Senaryo: Siz

Kas12

 Evlisohbet.net, Kasım  2012

İlişkinizle ilgili içinizi kemiren şüpheler varsa onları kendinize saklamak bir süre sonra senaryo yazarlarına taş çıkartacak hikayeler uydurmanıza neden olabilir. Gelin en iyi senaryo ödülünden vazgeçin, ilişkinizi kurtarmak için sevdiğinizle kaygılarınızı paylaşma yolunu seçin.

Sözel iletişimi daha fazla kullanan ve ayrıntılara daha sık dikkat eden kadınlar her zaman şüphecilik konusunda ilk sıraya oturtulsa da şüphe denilen o yıkıcı duygu, cinsiyet farkı gözetmiyor. Bazen yaşanılan ilişkinin dinamikleri, bazen geçmiş deneyimlerin yarası bazen de aileden gelen öğrenilmişlikler şüphenin içimizi bir kurt gibi kemirmesine neden oluyor. Psikoloji İstanbul’dan Uzman Psikolog Şeyma Çavuşoğlu, şüphenin tek panzehirinin eşlerin kopmaya başlayan ilişkilerini tekrar kurmaları, yakınlaşmaları ve kaygılarını açık yüreklilikle dile getirmeleri olduğunu söylüyor. Yüreğinizi ve aklınızı kemiren kurtlar varsa ve onlarla başa çıkmakta zorlanıyorsanız temizliğe bu yazıyı okumakla başlayabilirsiniz.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Issız Adam Sendromu

May12
Aşağıdaki yazı, 2010 yılında RealAge Dergisinde yayınlanmıştır…

Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği ıssız adam filmi çıktığı günden beri çok konuşuldu. Peki, nedir bu ıssız adam fenomeni? Türk halkı neden bu filmi bu kadar sevdi ve benimsedi? Neden bu filmden çıkan erkeklerin çoğu filmdeki Alper’le kendini göğsünü gere gere özdeşleştirdi? Neden kadınların çoğu hayatlarında en az bir kez Ada olduğunu düşündü ve Alper’den nefret etti? Nereden cıktı bu adamlar? Eskiden de var mıydı bu ıssız adamlar yoksa modernleşen, batılılaşan Türkiye’nin değişen değer yargılarıyla birlikte mi ortaya çıktılar? Sadece erkekler mi “ıssız” olabiliyor yoksa “ıssız” kadınlar da var mı? Peki, bu adamlar veya kadınlar nasıl ve neden “ıssızlaşıyor”? Böyle mutlular mı yoksa değişmeye çaba gösterip değişemiyorlar mı?

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Gerçek Boşanma Nedenleri Neler?

May03

Araştırmalar boşanmanın en geçerli sebebini çiftler arası iletişimde, çatışma çözümlemede, cinsellik ve yakınlıktaki bozulmalar olarak gösteriyor. Araştırmalara rağmen herkesin boşanma ile ilgili bir fikri var. Bu yaygın görüşlerin bir kısmı hiçbir gerçeklik taşımazken bir kısmı da gerçeklik içeriyor.

Erkekler Marstan Kadınlar Venüs’ten…Bu gerçekçi olmayan görüşlerden biri..Eğer böyle olsaydı çiftlerin boşanma oranı % 100 olurdu..

Eşitlik İlkesi bozulur. Kısaca evlilikte eşitlik ilkesi: Sen bunu benim için yap ben de senin için bunu Yapacağımdır. Yani davranış alışverişi.. DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Romantik İlişkilerde Kıskançlık

Nis23

Kıskançlık ikili ilişkilerde, birçok insanın yaşamını etkileyen rahatsız edici bir duygudur.  Bazen ilişkiye heyecan katıp, çiftlerin kendilerini sevildiğini hissetmelerini sağlarken, bazen de şiddete dönüşür ve tehlikeli bir hal alır. 

Genel olarak romantik ilişkilerde kıskançlık; yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu düşüncesiyle yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı olarak tanımlanabilir. Kıskançlık yaşanmasına neden olan bir durum olduğunda ( kişinin terk edilme ve kaybetme sinyali algılaması durumunda ), kişi hem içsel hem de dışsal tepkiler verir. Kıskançlığa verilen tepkiler, kıskançlıktan etkilenme ve kıskançlıkla baş etme düzeyini etkiler.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bütün Aldatmalar Eşit mi? Aldatma Eğilimleri…

Nis20

Aldatma pek çok insanın düşündüğü gibi az rastlanan ya da sadece erkeklere özgü bir olgu değildir. Evliliklerin üçte birinin aldatma ile karşılaştığı bir dünyada yaşıyoruz. İstatistikler kadınların erkeklere aldatma konusunda ne kadar yakınlaştıklarını gösteriyor. Son zamanlarda internet üzerinden aldatma da oldukça yaygınlaştı ve evlilikler için büyük bir tehdit oluşturmaya başladı. Şunu bilmek lazım ki pek çok toplumda evlilik dışı ilişki sanıldığından daha yaygın ve evlilik bununla yaşamayı öğrenmeye başlıyor gibi…

Sizin Aldatma Eğiliminiz Hangisi?

Yapılan araştırmalar her aldatmanın birbirine benzemediğini ve aldatan insanların farklı eğilimleri olduğunu göstermektedir. Araştırmaların şimdiye kadar saptadığı bazı aldatma eğilimleri şunlardır.

Çatışma Engelleyen Aldatma; Evliliğinde yoğun olarak çatışma yaşayan bireylerin buna engel olmak için aldatma yolunu seçtikleri aldatma eğilimi.

Yakınlık Aldatması; Eşi ile duygusal yakınlığı azalan bireylerin başka biri ile yakınlık kurmaları ve eşlerini aldatmaları.

Bireysel (Varoluşsal ya da Gelişimsel) Aldatma; Orta yaş bunalımı, yaşlanma korkusu, boşluk, depresyon gibi nedenlerle aldatmanın gerçekleşmesi.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Aldatma ile ilgili Mitler ve Doğrular

Nis18

Bir ilişkide aldatma yaşandığında “aldatan” ya da “aldatılan” taraf için ifade edilen pek çok inanç ve düşünce vardır. Çok sıklıkla duymaya alıştığımız bu söylencelerin bugün yapılan kapsamlı araştırmalarda birer mit olduğunu öğreniyoruz.

Mit: Bir aldatma evliliği kaçınılmaz bir şekilde yıkar.
Doğru: Pek çok evlilik aldatma sonrası da devam edebilmektedir.

Mit: Aldatma hayvanlar aleminde bile çok az görülür
Doğru: Dünyadaki memelilerin sadece 4000 türü tek eşlilik içim programlanmıştır. Hayvanlar aleminde yaygın olarak vardır.

Mit: Aldatma, çok nadirdir ve bizde ve bütün toplumlarda anormal bir şeydir.
Doğru: Aldatmanın varlığı neredeyse bütün toplumlarda antropologlar ve arkeologlar tarafından kayıt edilmiştir.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Eşler Birbirini Neden Aldatır?

Eki20

Begüm Çelikkol / Haberturk.com

Bir anda bir tesadüfle karşılaşıyorsunuz. Bazılarınız seyahatte bazılarınız bir arkadaş davetinde bazılarınızsa işyerinde buluyorsunuz onu. Aslında mekân çok da önemli değil böyle konularda. Sonuçta değişmeyen tek şey onu gördüğünüzde kalp atışlarınıza hakim olamamanız. Çünkü aşk kapıyı çalıyor hem de gümbür gümbür. Aradan biraz zaman geçiyor bu kez onsuz yaşayamayacağınızı düşünüyorsunuz ve evleniyorsunuz. İşte film de buradan sonra başlıyor. Çünkü bazen ne aşk kalıyor ne de arada ilk günlerki gibi bir romantizm… Kurduğunuz aile çatırdıyor ve birden kendinizi hakim karşısında boşanırken buluveriyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda kendinizi suçlamıyorsunuz, varsa yoksa karşı tarafta aranıyor tüm sorunlar… Peki neden böyle oluyor? Evlilikler niçin bitiyor? Neden aynı eve girilince anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor? Mutsuz evlilik ne gibi sağlık sorunlarını getiriyor?

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Aldatma Eğilimi…

Nis24

Psikoloji İstanbul Danışmanlık, Eğitim ve Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, çocukluk çağı travmaları arttıkça, kişilerin romantik ilişkilerinde partnerlerini aldatma eğilimleri de artıyor.

İlişkilerde bağlanma, yakınlık kurma, karşı tarafa güvenme, kişinin kendini güvende hissetmesi, o ilişkinin sağlıklı olarak devam edebilmesi için gerekli. Pek çok ilişki, çiftlerin kendilerini rahat hissedememesi nedeniyle yıpranabiliyor.

Özellikle aldatılma korkusu ve kıskançlık, kişilerin ilişkide kendilerini rahat hissetmelerini engelliyor. Bazı insanların ilişkilerinde kendilerini güvende hissetmesi, karşı tarafa bağlanabilmesi ve güvenebilmesi daha kolayken, bazı kişiler için bu durum daha zorlaşıyor. Psikoloji İstanbul tarafından yürütülen araştırmada, romantik ilişkilere yansıyan farklılıklar açıklanıyor.

Araştırma Psikoloji İstanbul Danışmanlık Merkezi uzman psikologları tarafından 150 kişi ile gerçekleştirildi.Katılımcıların çocukluk çağı travmaları ve aldatma eğilimleri ölçüldü ve çocuklukta yaşanan travmaların romantik ilişkiler üzerindeki etkileri değerlendirildi. Araştırma sonuçları 21 -25 Nisan tarihlerinde Antalya’da düzenlenen World Conference on Psychology, Counselling & Guidence (Dünya Psikoloji, Rehberlik ve Danışmanlık Kongresi ) ‘nde sunuldu.
Araştırmada öne çıkan bulgular şu şekilde;
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Güçlü İlişkiler: Gottman Röportajı

Eki14
Marie Claire Dergi / Ekim 2010
Son 10 yıl içerisinde yapılan araştırmalar, ülkemizde evliliklerinin % 50 sinin ilk 5 yıl içerisinde bittiğini, ilk 1 senede biten evliliklerin ise giderek arttığını gösteriyor. Biz de bu durumu Ekim ayında Psikoloji İstanbul’un davetlisi olarak Türkiye’ye gelecek olan evlilik ve ilişki alanındaki dünyaca ünlü uzman Dr. John Gottman’ a sorduk.
Mutlu ilişkileri inceleyerek elde ettiği formülleri paylaşacağı 6 Ekim’de gerçekleşecek eğitim öncesinde, Dr. John Gottman ilişki, evlilik ve boşanma ile ilgili merak edeceğinizi düşündüğümüz sorularımızı yanıtladı.
Dr. John Gottman
Dr. John Gottman ilişki araştırmalarına öncülük etmiş; evlilik uyumu ve boşanma başta olmak üzere, duygular, fizyoloji ve iletişim alanlarında yaptığı çalışmalarla dünyaca ünlü bir profesördür. Psychotherapy Networker tarafından son 25 yılın En İlham Verici İlk 10 Terapisti arasında da gösterilen John Gottman, dünyada çift terapisi alanında en kapsamlı ve geçerli araştırmaları gerçekleştiren kişidir. Akademik Dergilerde 190 bilimsel makalesi yayınlanmış olan Gottman, evlilik ve çift terapisi ile ilgili 40 adet kitap yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş olan “Evliliği Sürdürmenin 7 İlkesi” (Seven Priciples For Making Marriage Work) adlı kitabı en çok satan kitap olmuştur (NY Times).Seattle’daki ilişki laboratuarında 35 yılı aşan bir süredir çiftlerle yürüttüğü araştırmalarına göre % 96 bir doğruluk payı ile evliliklerin ilk 7 yılı içinde başarılımı başarısız mı olacağını tahmin edebilmektedir.
Evliliklerin yaklaşık % 50’si neden başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu durumu çiftlerle ilgili çalışmaların duayeni olarak nasıl açıklıyorsunuz?
İlişkinin en başlarında güvenle ilgili oluşturulması gereken pek çok alan var. İnsanların kafasında ilişkisine dair pek çok soru var. Ona arkadaşım olarak güvenebilir miyim? Hayal kırıklığına uğradığımda beni dinlemesi için ona güvenebilir miyim? Bir partner olarak, ev işlerini paylaşırken, zor zamanları paylaşırken ona güvenebilir miyim? Bu insan bana saygı gösterecek mi? gibi esası güvene dayalı olan sorular soruyor.
Sidebar