Yas kaç yıl sürer?

Eki13

Fırat Karadeniz – milliyet.com.tr, Ekim 2014

yas-kac-yil-surerSevdiğini kaybeden birinin yası ne kadar sürer? Hayatına yeni birini alması aldatmak mıdır? Bu soruları aklımıza bu cuma vizyona girecek “İncir Reçeli 2” getirdi. Biz de cevapları aradık.

İlkini 2011’de izlediğimiz “İncir Reçeli” filminin ikincisi bu cuma günü vizyona giriyor. İlk filmi özetlersek; Melike Güner’in canlandırdığı Duygu ile Metin (Halil Sezai) birbirine âşık olur. Ne var ki Duygu, babasından miras kalan AIDS nedeniyle ölür. Metin de büyük bir acı yaşamaya başlar. “İncir Reçeli 2”de bu hikayenin devamını izleyeceğiz; iki yıl önce hayatını kaybeden sevgilisine sadakatle bağlı olan Metin’in hikayesini. Ve onun hayatına giren yeni bir kadının…
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Neden Evlilik Terapisi?

Ağu04

Boşanmayı Önlemek için neden Evlilik Terapisi Öneriyoruz?

Boşanan ve boşanmayan çiftlerin karşılaştırıldıkları yıllarca süren bazı araştırmaların sonuçları şöyle söylüyor… Boşanmanın etkisi ile:

  • Çocukların psikolojik sorunlara sahip olma riski artıyor
  • Psikiyatrik bir rahatsızlığa yakalanma riski artıyor
  • Fiziksel bir hastalığa yakalanma riski artıyor
  • İntihar etme riskini arttırıyor
  • Hastalıklardan kurtulamayarak ölüm oranını arttırıyor
  • Depresyon, kendini toplumdan soyutlama ve çeşitli sağlık problemlerine yakalanma ihtimali artıyor.

Issız Adam Sendromu

May12
Aşağıdaki yazı, 2010 yılında RealAge Dergisinde yayınlanmıştır…

Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği ıssız adam filmi çıktığı günden beri çok konuşuldu. Peki, nedir bu ıssız adam fenomeni? Türk halkı neden bu filmi bu kadar sevdi ve benimsedi? Neden bu filmden çıkan erkeklerin çoğu filmdeki Alper’le kendini göğsünü gere gere özdeşleştirdi? Neden kadınların çoğu hayatlarında en az bir kez Ada olduğunu düşündü ve Alper’den nefret etti? Nereden cıktı bu adamlar? Eskiden de var mıydı bu ıssız adamlar yoksa modernleşen, batılılaşan Türkiye’nin değişen değer yargılarıyla birlikte mi ortaya çıktılar? Sadece erkekler mi “ıssız” olabiliyor yoksa “ıssız” kadınlar da var mı? Peki, bu adamlar veya kadınlar nasıl ve neden “ıssızlaşıyor”? Böyle mutlular mı yoksa değişmeye çaba gösterip değişemiyorlar mı?

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Gerçek Boşanma Nedenleri Neler?

May03

Araştırmalar boşanmanın en geçerli sebebini çiftler arası iletişimde, çatışma çözümlemede, cinsellik ve yakınlıktaki bozulmalar olarak gösteriyor. Araştırmalara rağmen herkesin boşanma ile ilgili bir fikri var. Bu yaygın görüşlerin bir kısmı hiçbir gerçeklik taşımazken bir kısmı da gerçeklik içeriyor.

Erkekler Marstan Kadınlar Venüs’ten…Bu gerçekçi olmayan görüşlerden biri..Eğer böyle olsaydı çiftlerin boşanma oranı % 100 olurdu..

Eşitlik İlkesi bozulur. Kısaca evlilikte eşitlik ilkesi: Sen bunu benim için yap ben de senin için bunu Yapacağımdır. Yani davranış alışverişi.. DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Eşler Birbirini Neden Aldatır?

Eki20

Begüm Çelikkol / Haberturk.com

Bir anda bir tesadüfle karşılaşıyorsunuz. Bazılarınız seyahatte bazılarınız bir arkadaş davetinde bazılarınızsa işyerinde buluyorsunuz onu. Aslında mekân çok da önemli değil böyle konularda. Sonuçta değişmeyen tek şey onu gördüğünüzde kalp atışlarınıza hakim olamamanız. Çünkü aşk kapıyı çalıyor hem de gümbür gümbür. Aradan biraz zaman geçiyor bu kez onsuz yaşayamayacağınızı düşünüyorsunuz ve evleniyorsunuz. İşte film de buradan sonra başlıyor. Çünkü bazen ne aşk kalıyor ne de arada ilk günlerki gibi bir romantizm… Kurduğunuz aile çatırdıyor ve birden kendinizi hakim karşısında boşanırken buluveriyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda kendinizi suçlamıyorsunuz, varsa yoksa karşı tarafta aranıyor tüm sorunlar… Peki neden böyle oluyor? Evlilikler niçin bitiyor? Neden aynı eve girilince anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor? Mutsuz evlilik ne gibi sağlık sorunlarını getiriyor?

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Aldatma Eğilimi…

Nis24

Psikoloji İstanbul Danışmanlık, Eğitim ve Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, çocukluk çağı travmaları arttıkça, kişilerin romantik ilişkilerinde partnerlerini aldatma eğilimleri de artıyor.

İlişkilerde bağlanma, yakınlık kurma, karşı tarafa güvenme, kişinin kendini güvende hissetmesi, o ilişkinin sağlıklı olarak devam edebilmesi için gerekli. Pek çok ilişki, çiftlerin kendilerini rahat hissedememesi nedeniyle yıpranabiliyor.

Özellikle aldatılma korkusu ve kıskançlık, kişilerin ilişkide kendilerini rahat hissetmelerini engelliyor. Bazı insanların ilişkilerinde kendilerini güvende hissetmesi, karşı tarafa bağlanabilmesi ve güvenebilmesi daha kolayken, bazı kişiler için bu durum daha zorlaşıyor. Psikoloji İstanbul tarafından yürütülen araştırmada, romantik ilişkilere yansıyan farklılıklar açıklanıyor.

Araştırma Psikoloji İstanbul Danışmanlık Merkezi uzman psikologları tarafından 150 kişi ile gerçekleştirildi.Katılımcıların çocukluk çağı travmaları ve aldatma eğilimleri ölçüldü ve çocuklukta yaşanan travmaların romantik ilişkiler üzerindeki etkileri değerlendirildi. Araştırma sonuçları 21 -25 Nisan tarihlerinde Antalya’da düzenlenen World Conference on Psychology, Counselling & Guidence (Dünya Psikoloji, Rehberlik ve Danışmanlık Kongresi ) ‘nde sunuldu.
Araştırmada öne çıkan bulgular şu şekilde;
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Ayrılık… Neden bu kadar acıtır?

Kas11
Aşağıda yer alan yazı  Psikolog Filiz Kaya tarafından hazırlanmış ve Marie Claire Dergisi Ekim 2010 sayısında yer almıştır.
Romantik ilişkilerde ayrılık, ilişki yolunda gitmiyor olsa bile sarsıcı ve acı veren bir deneyimdir. Peki ya terk edildiğinizde ne yaşatır? 

Romantik ilişkiler yüksek bir heyecan düzeyiyle başlar ve geleceğe dair çok sayıda umudun, beklentinin oluşturulmasına neden olur. İlişki sonlandığında ise, her ne kadar kötü giden bir ilişki olursa olsun, yüksek düzeyde bir hayal kırıklığı ve hüznün yaşanmasına neden olur. Bozulan rutin, yaşanılan evden arkadaşlara kadar hissedilen geniş bir değişim alanı, kişinin adapte olabilme becerilerini zorlayıcı, dolayısıyla stres düzeyini fazlasıyla arttıran bir yaşantıdır.

Psikologlar olarak danışanlarımıza verdiğimiz temel bilgilendirme genellikle şudur:  boşanma ya da ayrılık, sadece ilişkinin sonlanması, kaybı değil aynı zamanda sevilen birinin kaybı demektir. Daha önce yaşanan ve etki bırakan tüm kayıpları tetikler ve bu nedenle de yoğun bir duygulanımın oluşmasına neden olur. Bu bilgide bir sıkıntı yok ve tamamıyla gerçeği yansıtıyor.  Ancak son zamanlarda yapılan bir araştırma, özellikle terk edilen, terk edildiğini hissettiren bireylere yaklaşımda, biz uzmanlara farklı bir gözlük daha sundu…  Romantik bir ilişkide yaşanan terk edilmenin yarattığı acı, sadece psikolojik yaralanmalardan kaynaklanmıyor. Yaşanan bu acı, beyinde motivasyon, ödül ve bağımlılıkta yaşanan madde yoksunluğuna benzer bir aktivasyonun oluşmasına neden olmakta. DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
Sidebar