Zaman Yönetimi ve Stres

May04

Zaman Yönetimi ve StresPek çok insan sürekli olarak işlerinin yoğunluğundan ve zamanın kısıtlılığından şikâyet ediyor. Bitirilmesi gereken işler, teslim edilmesi gereken projeler, raporlar, mesai saatleri, bunların yanında yapılması gereken rutin işler nedeniyle pek çok kişi iş hayatında yoğun bir stres yaşıyor. Yaşanan bu yoğun stres pek çok kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını da tehdit ediyor. Psikoloji alanında yapılan son dönem araştırmalar stresin pek çok psikolojik, fizyolojik hastalığa da yol açtığını gösteriyor. Bu nedenle etrafımızdan stres yapma, stresten uzak dur gibi cümleler duyuyoruz. Peki, daha stressiz çalışabilmek mümkün mü?
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

O Tabak Bitmeli Mi?

Nis11

o Tabak Bitmeli Mi?2010 yılında Hollanda’da bir grup araştırmacı annelerin çocuklarının kilolarını nasıl algıladığını merak etti ve bunu araştırdı. Bunun için de normal kilolu, yaşına göre olması gerekenden daha fazla kilolu ve obez sınırında çocuklar ve aileleri ile görüşmeler yaptı. Sizce anneler çocuklarının kilolarını nasıl algılıyor? Sonuçlar aslında hiç de şaşırtıcı değil, Anneler normal kilolu çocuklarını biraz düşük kilolu, kilolu çocuklarını, normal kiloda, obez çocuklarını ise normal ya da biraz ağır kilolu olarak tanımladılar. Tabi bu durum annelerin çocukların yediği yemeğin ne kadar yeterli olduğunu da nasıl algıladıklarını gösteriyor. Dünyanın pek çok yerinde anneler için çocukları yeterince yemek yemiyor ve kiloları da olması gereken kilodan daha az…
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

İş Hayatı ve Hayır Diyebilmek

Nis04

İş Hayatı ve Hayır DiyebilmekBir işe odaklanmış çalışıyor olduğunuzu düşünelim. Tam en yoğunlaşmış olduğunuz sırada telefon çalıyor ve bir iş arkadaşınız kendisi için önemli olan bir rapora bilgisayarınızdan bakarak bazı bilgileri onunla paylaşmanızı istiyor. Sizin yaptığınız iş de sizin için öncelikli ve acil… Ya da yetiştirilmesi gereken acil bir işiniz var ve arkadaşınız da sizden yaptığı iş ile ilgili ona yardım etmenizi istiyor. Peki, bu durumda ne yaparsınız? Bu gibi durumları çok sık yaşıyor ve her seferinde evet diyorsanız o zaman hayır demekte zorlanıyorsunuz demektir.

Hayır deme ile ilgili literatür bize, hayır diyemeyen kişilerin kendilerini daha gergin ve yorgun hissettiklerini, stres düzeylerinin daha yüksek olduğunu, iş yerinde hayır diyemedikleri için istemedikleri pek çok işi yapmak zorunda kaldıklarını ve iş yüklerinin daha yoğun olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra son dönem çalışmalar, hayır diyebilen kişilerin stres düzeylerinin daha düşük olduğu gibi iş yerinde daha az tükenme yaşadıklarını ve zaman yönetimlerinin daha iyi olduğunu da gösteriyor. Bunca kolaylık sağlamasına rağmen hayır diyebilmek aslında pek çok kişi için zor bir durumdur. Çünkü insanlar hayır dediklerinde karşısındaki kişiyi kıracağını, çok bencilce davrandığını, hayır dediği kişinin bir daha ondan bir şey istemeyeceğini, hayır dediğinde diğer kişilerin ondan hoşlanmayacağını, yardıma ihtiyacı olursa kimsesin yardımcı olmayacağını, dışlanacağını, yanlış anlaşılacağını ve hayır dediği kişilerin ondan hoşlanmayacaklarını düşünürler. Bu nedenle gelen talebi reddederken kendilerini suçlu hissederler ve karşı taraf için üzülürler.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Kendinizi Sürekli Yorgun Hissediyorsanız

Mar11

Kendinizi Sürekli Yorgun HissediyorsanızYoğun iş temposu, evdeki sorumluluklar derken hepinizin kendinizi yorgun ve bitkin hissettiğiniz dönemler olur. Ancak yapılan çalışmalar çok da önemsenmeyen, üzerinde durulmayan bu yorgunluk halinin daha da kronikleşecek bir durumun habercisi olduğunu göstermektedir. Peki, bu yorgunluk durumun geçici olmaktan çıkıp kronikleştiğini nasıl anlarsınız?

Sabahları uyanmakta zorluk çekiyor ve uyku sürenizden bağımsız kendinizi sürekli olarak uykulu hissediyorsanız, fizyolojik bir nedene bağlı olmaksızın kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, yapmanız gereken işlerle ilgili uzun bir süredir yeterli gücü bulamıyor, kendinizi isteksiz hissediyor ve yapmanız gereken işleri sürekli erteliyorsanız, genellikle gün içinde bedeninizi gergin hissediyor, fiziksel bir nedene bağlı olmaksızın vücut kaslarınızda ağrılar oluyorsa; bu durum, yaşadığınız yorgunluğun kronikleşmeye başladığının habercisi olabilir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Pozitif Gözle Bakabilmek

Mar09

Pozitif Gözle BakabilmekBilim dünyası son yıllarda insan ömrünü uzatmanın sırlarını araştırıyor. Sağlıklı ve uzun bir yaşama sahip olmak için neler yapılabileceğini sıralıyor. Bu listede pek çok şey var, düzenli beslenme, iyi bir uyku, egzersiz yapma vb. Son dönemde Yale üniversitesinde de yapılan bir çalışma da bu konuda bize hiç de yabancı olmadığımız bir sonuç sunuyor. Uzun ve kaliteli bir yaşama sahip olmak pozitif düşünceden geçiyor. Yapılan bu çalışmada sigara ve kötü alışkanlıklardan uzak durmanın, egzersiz yapmanın, düşünce şeklinin insanın yaşam süresi üzerindeki etkisi inceleniyor. Araştırmanın sonunda daha uzun yaşamak için hayata pozitif gözle bakabilmenin, sigara içmemekten, düzenli spor yapmaktan daha önemli olduğu bulunuyor.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Cinsiyet ve Cinsel Kimlik Farkı

Mar08

Cinsiyet ve Cinsel Kimlik FarkıBir süredir oyuncu Rüzgar Erkoçlar’ın (Nil Erkoçlar) cinsiyet değiştirmesi gündemde. Televizyonlarda gazetelerde, sosyal medyada bu konu hakkında uzun süre konuşuldu. Bu durum pek çok kişide kafa karıştırıcı oldu ve yeni soru işaretleri ortaya çıkardı? Neden cinsiyet değiştirmek istenir? Cinsiyet değiştirme isteği sonradan mı oluşur? Cinsiyet değiştirmek normal mi? vb…

Bu yazıda da cinsiyet, cinsel kimlik gibi kavramları gözden geçirerek ve günümüzde cinsel kimlik gelişimi hakkında bildiklerimizi paylaşarak bu konudaki soru işaretlerini biraz azaltmayı hedefledik…
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

İlişkilerde Şüphe ile Nasıl Baş Edilir?..

Kas19

Şeyma Çavuşoğlu – Asortik.com, Kasım 2012

Geçtiğimiz haftaki yazımda, romantik ilişkilerde şüpheden bahsetmiştik. Eşinden ya da sevgilisinden şüphe duyan kişilerin nasıl davrandığını, şüphenin nedenlerini yazmıştım.

Bu hafta da içinizi kemiren şüphe duygusunu makul bir seviyeye indirmek ve ilişkinizde güveni hissetmek için neler yapabileceğinizden bahsedeceğim.

Birbirinizle Vakit Geçirin; Şüphe duygusu genellikle çiftler arasında yakınlık azalmaya başladıkça ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle şüphenin ortadan kalkması için eşinizle aranızdaki yakınlığı tekrar sağlayın. Bunun için birlikte vakit geçirin, daha önce yaptığınız size iyi gelen, keyif aldığınız aktiviteleri yapın, birbirinizin hoşuna giden jestler yapın…
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Film: Şüphe Senaryo: Siz

Kas12

 Evlisohbet.net, Kasım  2012

İlişkinizle ilgili içinizi kemiren şüpheler varsa onları kendinize saklamak bir süre sonra senaryo yazarlarına taş çıkartacak hikayeler uydurmanıza neden olabilir. Gelin en iyi senaryo ödülünden vazgeçin, ilişkinizi kurtarmak için sevdiğinizle kaygılarınızı paylaşma yolunu seçin.

Sözel iletişimi daha fazla kullanan ve ayrıntılara daha sık dikkat eden kadınlar her zaman şüphecilik konusunda ilk sıraya oturtulsa da şüphe denilen o yıkıcı duygu, cinsiyet farkı gözetmiyor. Bazen yaşanılan ilişkinin dinamikleri, bazen geçmiş deneyimlerin yarası bazen de aileden gelen öğrenilmişlikler şüphenin içimizi bir kurt gibi kemirmesine neden oluyor. Psikoloji İstanbul’dan Uzman Psikolog Şeyma Çavuşoğlu, şüphenin tek panzehirinin eşlerin kopmaya başlayan ilişkilerini tekrar kurmaları, yakınlaşmaları ve kaygılarını açık yüreklilikle dile getirmeleri olduğunu söylüyor. Yüreğinizi ve aklınızı kemiren kurtlar varsa ve onlarla başa çıkmakta zorlanıyorsanız temizliğe bu yazıyı okumakla başlayabilirsiniz.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

İlişkilerde Şüphe…

Kas04

Şeyma Çavuşoğlu – Asortik.com, Kasım 2012

-Mesaiye kalacağım geç geleceğim dedi, gerçekten iş yerinde mi?

-Telefonu kapalı, şuan nerede?

-Son zamanlarda sürekli bilgisayar başında, kimlerle konuşuyor?

-Bu günlerde benimle yeterince ilgilenmiyor, kesin başka biri var….

Herkes ilişkisinde zaman zaman yukarıda olduğu gibi ‘acaba’ dedirtecek durumlar yaşayabilir. Ancak bu düşünceler aklınıza çok sık gelmeye başlıyorsa ve bu düşüncelerin etkisinden kurtulamıyorsanız, bu durum ilişkinizden aldığınız keyfi engelliyorsa o zaman sorun olmaya başlamış demektir. Son zamanlarda teknolojideki gelişmeler, cep telefonu, internet kullanımındaki artış, facebook, twitter gibi sosyal ağların popülerliği nedeniyle pek çok kişi ilişkisinde şüphe hissediyor. Yaşadığı şüphe nedeniyle; eşini ya da sevgilisinin telefonunu, maillerini sık sık kontrol etmek istiyor ve bunu engelleyemiyor, sık sık bu şüpheleri ile ilgili düşünüyor, bazen şüpheleri o kadar artıyor ki ilişkisinden kopmaya başlıyor. Bu durum ilişkide de büyük bir probleme dönüşüyor.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Kültürel Aktiviteler Zorunluluğa Dönüşürse…

Eki20

Şeyma Çavuşoğlu – Asortik.com, Ekim 2012

İzlenmesi gereken filmler… Yeni Yönetmenler… Okunması gereken kitaplar… Yeni çıkan müzikler… Belgeseller… Gidilmesi gereken oyunlar… Gezilmesi gereken sergiler… Ve daha yapılmak istenen pek çok aktivite. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte artık tüm kültür- eğlence haberlerine hızlıca ulaşabiliyoruz. Aradığımız ve ilgili alanımıza uygun olan pek çok konudan da çabucak haberdar oluyoruz. Gelişen teknoloji bu konuda hayatımızı inanılmaz kolaylaştırıyor.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Sidebar