Ben Yapmadım!Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalısınız?

Talwar ve Lee (2011) tarafından yapılan bir araştırma yalan söyleme ile ilgili önemli bir sonuç gösteriyor. Eğer işin sonunda ceza varsa çocuk çok daha fazla ve çoğu durumda etkin bir şekilde yalan söyleme davranışı gösteriyor. Ceza alan çocuklar cezanın dozajı arttıkça yalan söylemeyi cezayı engellemek için bir araç olarak kullanıyorlar. Buradan ceza uygulaması ile ilgili kendinize bir ders çıkarmanız mümkün. Peki, bunun dışında sıklıkla yalana başvuran çocuğunuza yalan söylememeyi dürüst olmayı öğretmek için ne yapmanız gerekiyor?

Öncelikle sizin yalan konusundaki düşüncelerinizi bir gözden geçirelim. Yalan neden sizi bu kadar rahatsız ediyor? Ebeveyn olarak şüphesiz dürüstlük sizin için sağlıklı bir gelişimin, sağlıklı ilişkilerin göstergesi. Dürüst olmamak ise hiç kimsenin çocuğunda istemeyeceği bir davranış aynı zamanda kişilerarası, resmi ortamlarda, profesyonel anlamda, akademik ortamda bugün ve gelecekte çocuğunuzun pek çok problem yaşamasına sebep olacak olumsuz bir özellik.

Peki, şimdi de çocuğunuzun dürüst olmaması karşılığında sizin hedefleriniz neler? Öncelikle çocuğunuzla ilgili konulardaki doğruları bilmeyi ve bunları sizinle paylaşmasını dilersiniz. İkinci olarak çocuğunuzun hatalı bir davranışı varsa, başkasını olumsuz etkiliyorsa özür dileyerek sorumluluk almasını istersiniz. Üçüncü olarak da yaptığı hatalardan çıkarımlar yapmasını ve bir şeyler öğrenmesini istersiniz. Eğer dürüst olmaz ise bu hatalardan da bir şey öğrenemeyecektir. Eminiz bu liste uzar gider. Biz bu yazımızda bu üç hedefe odaklanacağız.

Öncelikle sizin çocuğunuzun doğruları sizinle paylaşma ve sizin doğruları bilme hedefinize odaklanalım. Çocuğunuz genellikle hatalı yaptığı davranışı yani doğruyu söylediğinde ceza alacağını düşünüyor. Ebeveynlerin yaptığı en temel yanlışlardan biri çocukları hatalı bir davranış yaptığında onları cezalandırmak oluyor. Bu durumda çocuk da kendini ceza almaktan koruyabilmek için doğruyu paylaşmamayı tercih ediyor. Bunun için yapabileceğiniz şey çocuğunuz size doğruyu söylediği zaman ona doğruyu söylediği için teşekkür edin. Bunu paylaşmanın ne kadar zor olduğunu bildiğinizi ve bunu yaptığı için onu takdir edin.

Bu arada şunu unutmayın. Sizin gibi çocuğunuz da bazı zamanlar da yalan söylemek zorunda kalabilir. Bu yalan söylemek isteğinden değil daha çok sizin davranışı karşısında gösterdiğiniz suçlayıcı, eleştirel ya da aşağılayan tutum nedeniyle kendini savunmak için de yalana başvurabilir. Yani sizin onayladığınız biri olmak için yalan söyleyebilir!

Peki özür ve sorumluluk almak. Bu konuda da çocuğunuzun özür dilemesini istemeniz, özür bile dilemediği için onu eleştirmeniz, hatta özür dilediğinde özür bir şeyi değiştirmiyor gibi cümleler kurmanız çocuğunuzun yine bu sorumluluk davranışlarını göstermesine engel teşkil edecektir. Bunun yerine onu sürece dahil etmeye çalışın. Örneğin, kırılan bir vazo söz konusu ise bunu nasıl onaracağınız ile ilgili nasıl çözüm önerileri olduğunu ona sorabilirsiniz. Ortalığı dağıttıysa birlikte toparlamaya teşvik edebilirsiniz. Bir yandan söylenerek onun davranışını düzeltmeye çalışmak sorumluluk almasına engel olacaktır.

İlk iki hedefi gerçekleştirirseniz üçüncü hedef kendiliğinden bile gerçekleşebilir. Çocuğunuz bir sonraki sefer için kendine bir ders çıkarabilir. Hatalarından bir şeyler öğrenebilir. Bunun yanı sıra size hatalı yaptığı bir davranışla ilgili doğru söylediği zaman onunla yapacağınız konuşmalar da oldukça önemli. Çünkü çocukların en korktukları durumlardan biri de ebeveynlerinin bu konu ile ilgili kendilerini kaybetmeleri ve çok öfkelenmeleri. Hem size daha dürüst davranmasını hem de daha fazla yakınlaşmanızı sağlayacak böyle bir konuşma aşağıdaki gibi olabilir:

“Tatlım, bana bilgisayarımı bozduğunu söylediğin için sana çok teşekkür ederim. Bana ait eşyalar bozulduğu ya da kaybolduğu zaman öfkeli ve kızgın olabiliyorum. Ama senin dürüst davranman ve bana doğruyu söylemen çok iyi bir davranış. Böyle bir durum olduğunda bu durumu sakinlikle karşılamak için elimden geleni yapacağım.”

Bu yazı Özge Altan Aytun tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır. Her türlü soru görüş ve önerileriniz için: oaltan@psikolojistanbul.com