Erkekler için Daha İyi bir Eş Olmanın Üç Adımı…

Mar21

Not: Bu yazı sadece erkekler okusun diye yazıldı…

sadece erkekler içinErkekleri başarılı ve mutlu bir ilişkiye götürecek anahtarlar çoğu zaman yanıltıcı, karmaşık ve ulaşması zor görünebilir… Fakat şu anda, neredeyse 40 seneyi aşkın süredir çiftlerle yapılan araştırmalar mutlu, birbirine bağlı ve yakın bir çift olmakla ilgili bize çok önemli ve gerçek bilgiler veriyor. Kendinizi bu anlamda bilimin sağlam kollarına bırakabilirsiniz. Şu an da iyi bir ilişkinin nasıl yürüyeceğinin haritasına ve iyi bir ilişki için ne yapıp ve ne yapmamanız gerektiğine son derece hakimiz. Doğru yolu bulabilmeniz için bir kaç öneriyi sizinle paylaşmak istedim.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Duygularını Tanı, İfade Et, Kazan

Oca26

Yaprak Çetinkaya – FİTMEN, Ocak 2015

Hissettiğiniz tek duygu “öfke” olamaz; diğer duygularınızla da tanışma ve onları ifade etme vakti geldi. Kadınlar bu yeni halinize bayılacak.

erkekler ve duygularBugün artık çok önemli veya kronik rahatsızlıkların yaşanan zorlu yaşam olayları ile ilişkili olduğunu çok iyi biliyoruz. Çoğu zaman da bu yaşanan zorluğu paylaşacak kimseleri olmayanlar, sosyal herhangi bir destek alamadıklarında daha fazla hastalanıyorlar. Özellikle mutlu bir evliliğin erkeklerin yaşam ömrünü uzattığı artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Mesele sağlıklı ilişki ve iletişim kurabilmekte… Yani bir ilişkiniz olması yeterli değil; o ilişkide kendinizi “ifade etmeye” devam ediyorsanız hala almanız gereken yol var demektir. Gottman Çift Terapisti Özge Altan Aytun ile duygularını ifade etmekte zorlanan erkeklerin işini kolaylaştıracak bir sohbet gerçekleştirdik.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği’nde Koçluk Desteği

Ara25

hiperaktiviteDikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu çocukları ve yetişkinleri etkileyen nörobiyolojik bir durumdur; dikkat, dürtüsellik ve aşırı etkinlik alanlarında çıkan sorunlarla tanımlanır. Okul çağındaki çocukların% 5-9’u, yetişkinlerin % 2 -5’ini etkiler.

Bilimsel olarak DEHB’nin üç farklı tipinden bahsedilir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Suçluluk Hakkında Bilmediğiniz 10 Şey

Ara23

Küçük dozlarda suçluluk bize yarar sağlayabilir. Ancak yoğun yaşandığında da hasara neden olabilir.

suclulukSuçluluk, eylemlerimiz ya da eylemsizliğimizin fiziksel, duygusal ya da başka bir şekilde başkalarına zarar vermesi ya da verme ihtimalinin bizde yarattığı duygusal sıkıntı sinyalleridir. Günlük hayatımızda oynadığı önemli rolü göz ardı ettiğimiz için suçluluk genellikle küçük patlamalar ile sinyallerini verir. Bu nedenle suçluluk hakkında aşağıdaki gerçekleri öğrenmek bizim için sürpriz olabilir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yas: Sevdiğiniz Birinin Kaybı İle Başa Çıkma

Eki22

sevilen birinin kaybiYakın bir arkadaşımızın ya da aile üyesinin kaybı ile başa çıkmak herhalde karşılaştığımız en zor hayat deneyimlerinden biridir. Bir eş, kardeş ya da ebeveyn kaybında duyduğumuz keder daha da yoğun ve zorludur. Kayıp yaşamın doğal bir sürecidir ancak biz yine de şok, şaşkınlık, uzun süreli üzüntü ve depresyonu her seferinde aşarız. Zaman geçtikçe üzüntünün tipik yoğunluğu azalır, ancak yas tutmanın bu duyguları aşmak ve sevilen kişi ile birlikte geçirilen anıları kucaklamak gibi önemli bir süreci vardır.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Eşimi Değiştirebilir miyim?

Eyl10

Eşimi Değiştirebilir miyim?Çift Terapisine gelen eşlerin çok büyük bir çoğunluğunun terapiye gelirken bir hayali vardır. Bu hayal şöyledir; Eşinizle çift terapisine gelirsiniz. Terapi odasına girdikten ve sorunlarınızı anlatmaya başladıktan 10-15 dakika sonra terapist sizi durdurur ve kimin esas sorunlu olduğunu anlayarak nazikçe size “ sizde bir sorun yok bütün problem eşinizde siz çıkabilirsiniz biz onunla devem edeceğiz diyerek sizi gönderir. Çünkü sizde gerçekten bir sorun yoktur. Bütün problemin kaynağı eşinizin davranışları, düşünceleri, geçmişte yaşadığı problemlerin bugüne uzantılarıdır. Öyle değil mi? Bu durumda eşiniz psikoloğa devam eder ve size istediğiniz gibi davranmaya başlarsa hiç fena olmaz değil mi?
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Sizin Otomatik Düşünceleriniz Neler?

May07

Sizin Otomatik Düşünceleriniz Neler? Bilişsel çarpıtmalar olarak da tanımladığımız “otomatik düşünceler” herhangi bir anda aklımızdan geçen, son derece hızlı biçimde ortaya çıkan, kontrolümüz dahilinde olmayan düşüncelerdir. İçinde bulunduğumuz durumu anlamlandırmamızı ve bilgiyi işlememizi sağlayan otomatik düşünceler, başımızı bir hayli belaya sokarlar. Bir bakalım, sizin otomatik düşünceleriniz neler?
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Kalp mi Aşık Olur, Yoksa Beyin mi?

May06

Kalp mi aşık olur yoksa beyin mi?Dünya litarütüründe tüm zamaları ve kültürleri aşan tek tema bulabilirsiniz: AŞK

Shakespeare ya da Rumi okuduğunuzda aşkın dikkate değer bir benzerlikle tarif edildiğini görürsünüz. Bilim insanları ise bu yüzyılda romantik aşkın beynin aktivasyonlarında eşşiz bir model temsil ettiğini söylüyorlar.

Yapılan bir araştırmaya göre aşık olmak düşündüğünüzden daha bilimsel olabilir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Sahne Korkusunu Yenebilirsiniz!

May05

Sahne Korkusunu Yenebilirsiniz!Sahne korkusu ya da sahne fobisi diye tanımladığımız performans anksiyetesi, seyirci karşısında konuşma ya da performans sergileme (canlı ya da kamera karşısında da olabilir) ortaya çıkan endişe, korku ya da fobik reaksiyondur. Temel olumsuz etkisi performans üzerinde olur. Pek çok belirti ile ortaya çıkan sahne korkusunun başlıca göstergeleri, kalp atışlarının hızlanması, ellerde ve bacaklarda titreme, terleme, yüz kaslarında kontrolsüz atmalar, ağızda kuruluk vb.dir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Zaman Yönetimi ve Stres

May04

Zaman Yönetimi ve StresPek çok insan sürekli olarak işlerinin yoğunluğundan ve zamanın kısıtlılığından şikâyet ediyor. Bitirilmesi gereken işler, teslim edilmesi gereken projeler, raporlar, mesai saatleri, bunların yanında yapılması gereken rutin işler nedeniyle pek çok kişi iş hayatında yoğun bir stres yaşıyor. Yaşanan bu yoğun stres pek çok kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını da tehdit ediyor. Psikoloji alanında yapılan son dönem araştırmalar stresin pek çok psikolojik, fizyolojik hastalığa da yol açtığını gösteriyor. Bu nedenle etrafımızdan stres yapma, stresten uzak dur gibi cümleler duyuyoruz. Peki, daha stressiz çalışabilmek mümkün mü?
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Sidebar